• Twitter
  • Facebook
  • Google+
  • RSS Feed

14 Eylül 2012

 
 
 
Bir süredir beklediğimiz FNO geldi, geçti. Gözlemlediğim şey katılımın oldukça artması ve herkesin böyle bir güne özenle hazırlanması. Sanırım FNO'nun en şanslı kızıydım çünkü Bağdat Caddesi ve İstinye Park'ı gördükten sonra geceyi Nişantaşı'nda noktaladım. Bunun üzerine konuşacak çok şey var gerçekten.

 Suadiye'de mağazalara ve etkinliklere inanılmaz bir ilgi vardı. İlk olarak canım Özlem Süer'in mağazasına gidip yeni arkadaşlarla tanıştım, muhteşem ikramlardan tattım. So chic'te Zelfist'e uğrayıp, bol bol fotoğraf çekildik. Top Shop çok renkliydi, çok beğendim. Orkid Podyumunda yürüyüp Vogue kameralarına poz verdim :) İstinye Park'ta ise OXXO  bildiğimiz cluba dönüşmüştü, Ozan Çolakoğlu çok başarılı bir tercih olmuş. Calzedonia Can Direkli remixleriyle coştu. Fabrika'da Can Bonomo fanlarıyla buluştu. Nişantaşı ise tam anlamıyla women night out olmuştu. Adım atacak, oturacak yer yok gibiydi. Virgin Radyo Abdi İpekçi caddesinde kurulan sahnede gece boyunca partiye ev sahipliği yaptı adeta.
 
 

 Sibel Demirci - Özlem Süer
 
 

VFNO'da ne giydim ve detayları İstinyePark'ta çekildi
 
İstinye Park'ta ki Vepa62 body paint çok iyidi
 
Oxxo
 
Nişantaşı
 
 
 
 
Elbise - Dress : Maje
Ayakkabı - Shoes : Christian Louboutin
Çanta- Clutch : Bebe
Bileklik - Bracelet : H&M
 
 

11 Eylül 2012

8 Eylül Cumartesi gününü aylar öncesinden beklemeye başlamıştık zira Red Hot Chili Peppers'ın ülkemize geleceği müjdesini aldıktan sonra hepimiz çok heyecanlıydık. Grubu lise yıllarımdan beri dinler çok severim, hit şarkıları da yıllardır kafamda döner durur, olur olmadık anlarda dream of Californication şarkısını kendime söylerim. Çılgın basgitarcıları Flea benim adamımdır. Konser esnasında amuda kalktığını söylememe gerek var mı ?

Statta olması gereken bir konserin neden Santral'da olduğunu anlayabilmiş değilim ama sanırım organizasyonu yapan Pozitif'in evdeki hesabı çarşıyı tutmadı. Ulaşım ve otopark sıkıntısını detaylı olarak yarın ki www.magazin.com.tr de ki yazımda bulabileceksiniz, ayrıca böyle bir konseri fırsat bilen Santral çevresindeki esnaf, bakkallar bile neredeyse ekmeğe kadar zam yapacakmış, otopark denize düşüp yılana sarıldım cinsindendi, çok ayıp etmişler.

Olumsuz şeyleri bir tarafa bırakırsak şayet şov ve adamlarımızın performansına şapka çıkarmamak elde değil, boşuna 42 bin kişi ayakta alkışlamadık. Açılışı 19:30'da Athena yaparken biz saat 20:00'de Golden Ring kapısından geçmekteydik. Athena çok başarılıydı bizi RHCP'a hazırladı, ısıttı. Sahneye Monarchy parçasıyla çıkan efsane grup, klasikleşmiş hitlerle birlikte yeni albümünden birçok parçayı seslendirdiler.
 
We were waiting 8th September since a couple of month with the good news of Red Hot Chili Peppers' show in Istanbul and we were very excited. I listen to the group since my high school terms and really love them. Their hit songs circle in my mind and always sing Dream of Californication at unexpected moments to myself :) Crazy guitarist Flea is my man. Do you need to hear he stand on his head ?
 
I don t know why the show is not at a stadium but I think it s some kind of an organization mistake. Anyway concert and the group's performance was perfect, we all 42.000 auditors clapped them during the show. Turkish group Athena heated us for RHCP before the show. Monarchy was the first song they performed and the legends vocalized for classical hits also from new album.







 

8 Eylül 2012

Dün akşam erkek arkadaşımın ve yakın bir arkadaşımızın doğumgünü sebebiyle, Boğaz'da en sevdiğim mekan olan Gazebo'daydık. Balıkların hemen aşağımızda kıyıda ekmek beklediği bir akşam yemeği yedik ve bu arada gündüzleri her ne kadar sıcak olsa da, akşamları sonbahar kendini son derece hissettiriyor. Mutlaka üstümüze şal almamız gerek !
 
We were at Gazebo yesterday evening which is my favourite place in Bosphorus because of my boy friend and one of close friend's birthday. We had dinner together with joy. Although the weather s still hot, autumn make us feel cold at evenings.
 
 






 
Gömlek - Shirt : Zara
Etek - Skirt : Zara
Ayakkabı - Shoes : Zara
Siyah Bileklik - Black Bracelet : Tresera
Beyaz Bileklik - White Bracelet : New Forewer
 
 
 

6 Eylül 2012



 
 
Kıyısında kurulduğu Boğaziçi'ne zarif parmaklıklı, uzun rıhtımlarla açılan Dolmabahçe Sarayı Sultan Abdülmecid tarafından yaptırılmış ve 1856 yılında kullanıma açılmakla birlikte inşası 13 yıl sürmüştür. Geçen haftasonu gezmeye karar verdiğimizde, yerli ve yabancı turistin sırada kuyruk oluşturduğunu gördük. Saray gezimiz; selamlık, harem,camlı köşk ve saat müzesi olmak üzere dört bölümden oluşuyor.
 
Dolmabahçe Palace was ordered by the Empire's Sultan, Abdülmecid and built between the years 1843 and 1856. When we decided to take a tour, we saw that there s a very long queque with tourists. Our palace tour includes selamlik, harem, glassy chalet and watch museum.
 


 
Günümüze kadar iyi korunmuş geniş bahçelerde Batılı anlayışta uygulamalar göze çarpıyor. Heykeller, tarhların geometrik düzeni, vazolar ve bahçe fenerleri Avrupa etkisinden nasibini almış. İstanbul'un doğal ikliminde rastlanmayan değişik ağaç türleri de beni çok şaşırttı.
 
Hesperian applications are wide gradens are greeted keeped well until todays. Sculptors, geometric arrays of borders, vases and garden lamps influced from Europe. I m surprised to see different tree families not exist in Istanbul's natural climate.
 
 
 
 


 
 
 Hasbahçe'de bulunan havuzda kuğu figürlü fıskiye Yıldız Sarayı'ndan getirilmiş.
Fountain with swan figured has been carried from Yildiz Palace.
  
 
 Kuşluk bahçesinde grottolu bir havuz ve Kuşluk Köşkü yer alıyor. Osmanlı döneminde birçok hayvanın yetiştirildiği bahçede biz bugün sadece Tavus Kuşuna rastladık.
 
 
 
 
 
Harem Bahçesi, Haremi oluşturan L biçimindeki bloğun kara tarafında yer alıyor, oval bir havuzu var  ve buradan bugün saat müzesi olarak düzenlenen iç hazine binasını görebiliyoruz.
Harem Garden is at the land side of L formulated block, it has an elliptical pool and we can see the treasury buildingn which is used as watch museum today.
 
 
Hasbahçe'den saraya yaklaştığımızda bizleri tüm görkemiyle karşılayan selamlık bölümü ihtişamıyla ve bahsedilen işleviyle sarayın en önemli bölümü. Devlet ricalini ve elçilerini kabul edip devlet işlerinin yürütüldüğü resmi daire diyebiliriz. Maalesef içeride fotoğraf çekmek yasak olduğundan sadece birkaç cümleyle gördüklerimi anlatmam gerekecek.
 
Saray'da birçok önemli toplantıya, görüşmeye, kurultaya ev sahipliği yapan salonlar bulunuyor. Bu salonların duvarları ve tavanları yapımı uzun yıllar alan altın kaplama el işçiliği sayesinde görenleri büyülüyor. Değerli vazolar, tablalar, tablolar, hediye bibloların yarattığı görkemi tarif etmek imkansız gibi. Kelimelerin en kifayetsiz kaldığı anlar saltanat merdivenlerinii çıkarken gördüğümüz manzaraydı. Korkulukları kristal olduğundan "kristal merdivenler" de denilmiş. Elçiler salonundaki piyanoyu merak edip araştırdım; kara tarafındaki Erard marka kuyruklu piyano, Boulle işi süslemeli ve Sultan Abdulmecid tuğralıymış. Tam ortada bulunan bayramlaşma (muayede) salonu ise tartışmasız sarayın en itibarlı ve ihtişamlı bölümü. 4,5 ton ağırlığındaki İngiltere'den gelen avize akıllara durgunluk verecek gibi. Atatürk cumhurbaşkanı olarak ilk defa halka buradan seslenmiş ve 1938 yılında kendisinin aziz naaşı buraya konarak  cenaze namazı da aynı yerde kılınmıştır.
 
Harem bölümünde ise selamlıkta olduğu gibi büyülenemeyebilirsiniz. Dikkatimizi çeken, odalarda bulunan Hardmudth sobaların geometrik desenleri ve eşi bulunmaz parçaları olduğuydu. Tüylerimizi ürperten an ise Atatürk'ün yaşamını yitirdiği yatak odası ve temsilen 09.05'e ayarlanmış saati ile üzerinde Türk Bayrağı bulunan yatağıydı.
 
Camlı köşk ve saat müzesini sadece dışarıdan görüp içeriye giremedik ne yazık ki. Dolmabahçe saat kulesi ise 1890-94 tarihleri arasında 32 metre yüksekliğinde dört katlı bir kule olarak yapılmış.
 
We have just seen the glassy chalet and watch museum from outside and no chance to enter. Dolmabahce clock tower was built between the years of 1890-94 as 32 meter height and 4 floors.
 
 
 
Bluz - Top : İpekyol
Etek - Skirt : Mango
Ayakkabı - Shoes : Massimo Dutti
Çanta - Bag : Alexander Wang
Saat - Watch : Louis Vuitton
Simli Bileklik - Glitter Bracelet : H&M
Gözlük - Sunnies : Gucci
 
 

30 Ağustos 2012



Bradley Cooper ismini duyunca hepimizin yüzünde mutlaka bir tebessüm oluşmuştur. Kendisini Hangover serisinde daha iyi tanımış ve sevmiş olsakta, romantik komedi filmlerinin çapkın erkeğidir kendisi. ABD'li ve 1975 doğumlu olan yakışıklı oyuncu, yaşayan en seksi erkek olarak seçilmesiyle birlikte kesinlikle stiliyle de ön planda. Ödül törenleri ve galalarda takım elbise giymeyi tercih ederken, günlük hayatında spor-şık halleriyle karşımıza çıkıyor. Bu arada yaşayan en seksi erkek demişken, vereceğim link fikrinizi değiştirebilir. Neden Bradley yaşayan en seksi erkek değil sorusuna 63 maddelik cevap :P Bir Ryan değil !

I am sure your face has a smiling once you read Bradley Cooper name. We know better him from Hangover movies but he is one of the best dangler actor on the romantic comedy films. He s from ABD and born in 1975 and his style comes out also was chosen sexiest man alive. Bradley prefers to wear dress suit at the galas and award ceremonies but we can see sport-chic on daily wear. May the link can change your idea, 63 answers to why Bradley Cooper is not sexiest man alive ? :P Not a Ryan